Hz Alİ'yİ Sevmek Hakkinda Kirk Hadİs

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Hz Alİ'yİ Sevmek Hakkinda Kirk Hadİs

Mesaj tarafından özlem Bir Cuma 17 Nis. - 16:09:03

HZ. ALİ (AS)’NİN SEVGİSİ HAKKINDA KIRK HADİS

Bismillâhirrahmânirrahim.


1- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

"Bana iman edip beni doğrulayana Ali bin Ebi Talib'in velayetini tavsiye ederim. Kim onu veli edinirse beni veli edinmiş olur, beni veli edinen de Allah’ı veli edinmiş olur, onu seven beni sevmiştir, beni seven de Allah’ı sevmiştir, ona düşmanlık yapan bana düşmanlık yapmıştır, bana düşmanlık yapan da Allah’a düşmanlık yapmıştır”[1]



2- Ümmü Seleme'den naklen, Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

"Ali'yi seven beni sevmiş olur, beni seven de Allahı sevmiş olur, Ali'ye buğzeden bana buğzetmiş olur, bana buğzeden de Allaha buğzetmiş olur"[2]


3- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

"Beni seven Ali'yi sevsin; Ali'ye düşmanlık yapan bana düşmanlık yapmış olur; bana düşmanlık yapan Allah'a düşmanlık yapmış olur ve Allah'a düşmanlık yapanı da Allah cehenneme sokar."[3]

4- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

“Ali’yi sevmek iman, ona düşmanlık küfürdür”[4]

5- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

“Ya Ali! Müminden başkası seni sevmez; münafıktan başkası da sana düşmanlık yapmaz”[5]


6- Ümm-ü Seleme'den şöyle rivayet edilir: Rasulullah (s.a.a)şöyle buyuruyordu:

"Münafık Ali'yi sevmez; mümin ise Ali'ye buğzetmez."[6]



7- Emir’ül Müminin Hz. Ali aleyhisselam şöyle buyurmuştur:

"Tohumu yaran ve mahlukatı yaratana ant olsun ki Ümmi Peygamber'in bana ahdidir bu: Beni ancak mümin sever ve bana ancak münafık düşmanlık yapar."[7]


8- Ahmed b. Hanbel şöyle demiştir: "Ancak Resulullah sallallah'u aleyhi ve âlihi ve sellemin hiçbir şüphe olmayan hadisinde, "Seni ancak mümin sever ve sana ancak münafık düşmanlık yapar" buyurmuştur ve Allah Teala da şöyle buyurmuştur: "Münafıklar, Cehennemin en aşağı tabakasındadırlar." Dolayısıyla, Ali aleyhisselam'a düşmanlık yapan cehennemin en aşağı tabakasındadır."[8]

9- Ebu Zer’den naklen, Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

“Ali ilmimin kapısı ve risaletimi benden sonra ümmetime açıklayacak olandır. Onu sevmek iman, onu buğz etmek nifaktır. Ona bakmak huzur ve refah getirir, ona yakınlık ibadettir.”[9]

10- Ebi Said el-Hudri dedi ki: Resulullah sallallah'u aleyhi ve âlihi ve sellem Ali’ye hitaben şöyle buyurdu:

“Seni sevmek iman, sana düşmanlık ise nifaktır. Cennet’e ilk girecek olan seni sevenin, Cehenneme ilk girecek olan sana düşmanlık yapandır”[10]



11- Resulullah sallallah'u aleyhi ve âlihi ve sellem Emirulmüminin Ali aleyhisselam'a işaret ederek şöyle buyurdu:

"Ey insanlar! Evlatlarınızı (helâlzade olup olmadığını öğrenmek için) onun sevgisiyle imtihan edin; doğrusu Ali dalalete davet etmez ve hidayetten de uzak olmaz; dolayısıyla kim onu severse, sizdendir ve kim de ona düşmanlık ederse, sizden değildir."[11]


12- Resulullah sallallah'u aleyhi ve âlihi ve sellem İmam Ali’ye hitaben şöyle buyurdu:

“Beni sevdiğini söyleyip sana düşmanlık yapan yalancıdır”[12]

13- İbade b. Samit der ki:

“Biz evlatlarmızı, Ali b. Ebutalib'i sevmekle imtihan ederdik; birisinin Ali b. Ebi Talib’i sevmediğini görseydik, onun bizden olmadığını ve onun gayri meşru olduğunu bilirdik.”[13]



14- Mahbub b. Ebu Zinad diyor ki:

“Ensar, biz insanların, Ali b. Ebutalib'e düşmanlık etmeleriyle, babasından başkasından olduğunu tanırdık, diyordu.”[14]

15- Malik bin Enes’ten, Ebi Zinad’tan, Ansar halkı dedi ki:

“Biz bir adamın babasının olmadığını Ali’ye olan buğzundan dolayı tanırdık”[15]


16- Eba Said-i Hudrî'den şöyle rivayet edilir:

"Biz -Ensar topluluğu- münafıkları, Ali b. Ebutalib'e düşmanlık yapmalarıyla tanırdık."[16]


17- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

"Kıyamet günü insan dört şeyden sorguya çekilmedikçe adım atmaz: Ömrünü ne ile geçirdiğinden, bedenini ne ile eskittiğinden, malını nerede harcadığı ve nereden kazandığından ve biz Ehlibeytin sevgisinden sorgulanacaktır. Resulullah (sallallah'u aleyhi ve âlihi ve sellem)’a: “Ey Resulullah, sizi sevmenin belirtisi nedir? diye sorulması üzerine, O hazret eliyle Ali'nin omuzuna vurdu."[17]



18- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

“Ali’yi sevmek iyiliktir, onunla birlikte hiçbir günah zarar vermez; Ali’ye olan düşmanlık ise bir günahtır ki, onunla birlikte hiçbir iyilik fayda vermez.”[18]


19- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

"Cehennem ateşinden kurtuluş, Ali sevgisidir"[19]



20- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

“Ali'yi sevmek, nifaktan kurtuluştur.”[20]
21- "Topluca Allah'ın ipine sımsıkı yapışın."
İmam Rıza aleyhisselam, babaları kanalıyla İmam Ali aleyhisselam'dan şöyle nakletmektedir: Resulullah (saa) buyurdu ki:

“Kurtuluş gemisine binmek, sağlam kulpa sarılmak ve Allah'ın sağlam ipine yapışmak isteyen; Ali'yi sevsin ve onun evlatlarından olan hidayetçileri izlesin."[21]



22- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

“Müminin amel defterinin başlığı, Ali bin Ebi Talib’in sevgisidir.”[22]


23- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

“Ali'yi sevmek ibadettir"[23]

24- İmam Cafer-i Sadık aleyhisselam şöyle buyurdu:
"Ali’yi sevmek ibadettir ve ibadetlerin en faziletlisidir"[24]


25- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

“Ali'ye olan sevgi, günahları ateşin odunu yediği gibi yer”[25]



26- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

"İnsanlar, Ali bin Ebi Tâlib'in sevgisi üzerine toplansaydılar, Allah Cehennem’i yaratmazdı"[26]


27- Enes bin Malik diyor ki: “Resulullah’ın yanında kuş vardı. Resulullah şöyle buyurdu:

‘Allahım, bana en sevgili kulunu gönder ki benimle beraber yesin’ Sonra Ali geldi ve beraber yediler.”[27]



28- Ammar bin Yaser ve Abdullah bin Abbas'tan naklen, Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

“Ey Ali, seni sevip doğrulayana ne mutlu ve seni yalanlayıp sana düşmanlık yapanın vay haline”[28]


29- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

“Her kim Allah'ın gazabını söndürmek ve amelinin Allah'ın yanında kabul edilmesini istiyorsa Ali bin Ebi Talib’i sevsin. Çünkü onun sevgisi imanı arttırır, onun sevgisi kötülükleri eritir, tıpkı ateşin kurşunları erittiği gibi.”[29]



30- İmam Cafer-i Sadık babası ve dedelerinden, İmam Ali’den naklen, Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

“Ey Ali, sen benim kardeşim, varisim ve vasimsin. Seni seven beni sevmiştir ve seni buğz eden beni buğz etmiştir. Ey Ali, ben ve sen bu ümmetin babalarıyız. Ey Ali, ben ve sen ve evladından olan imamlar dünyada seyyid ve ahirette melikleriz. Her kim bizleri tanırsa Allah'ı tanımıştır ve her kim bizleri inkar ederse Allah'ı inkar etmiştir.”[30]


31- Adamın biri Selman-ı Farisi'ye sordu ki: "Ali'yi neden aşırı derecede seversin?" Selman dedi ki: Resulullah sallallah'u aleyhi ve âlihi ve sellem in şöyle buyurduğunu duydum:

“Her kim Ali'yi severse beni sevmiş olur ve kim Ali'yi buğzederse beni buğzetmiş olur"[31]



32- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

“Ya Ali! Halk arasındaki misalin, Kur’ân’daki ‘Kulhuvallahu ahad’ (İhlas) suresine benzer; kim onu bir defa okursa, Kur’ân’ın üçte birini okumuş gibi olur; kim onu iki defa okursa, Kur’ân’ın üçte ikisini okumuş gibi olur; kim onu üç defa okursa, Kur’ân’nın hepsini okumuş gibi olur. Ya Ali, sen de böylesin! Kim seni kalbiyle severse, imanın üçte birini elde etmiştir; kim kalbi ve diliyle seni severse imanın üçte ikisini elde etmiştir; kim seni kalbi, dili ve eliyle severse imanın hepsini elde etmiştir. Beni hak olarak peygamber gönderen Allah’a ant olsun ki, eğer yeryüzünün ehli, gök ehli gibi seni sevmiş olsaydı, Allah onlardan hiç birini ateşle azap etmezdi.” [32]



33- İbn-i Ömer dedi ki: Resulullah (saa)’ a sordular ki:

Mirac gecesinde Allah seninle kimin lugatı ile muhatab oldu? Resulullah buyurdu ki: “Allah, Ali bin Ebi Talib’in lugatı ile bana muhatab oldu ve bana ilham edip ona sordum ki: Ey Rab, sen mi bana muhatab oluyorsun yoksa Ali mi? Allah bana buyurdu ki: Ey Ahmed, ben eşyalar gibi bir şey değilim, insanlar ile kıyas edilemem ve eşyalar ile vasıflanamam. Seni nurumdan yarattım ve senin nurundan Ali’yi yarattım. Kalbinin içine baktım, kalbinde Ali bin Ebi Talib’den daha sevgili olanı görmedim ve böylece kalbin mütmain olsun diye onun lugatı ile sana muhatab oldum.”[33]


34- İbn-i Abbas’tan naklen, Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

“Ey Ali, ben ilmin şehriyim, sen ise onun kapısısın. Şehire ancak kapıdan varılır. Bir kimse beni sevdiğini söyleyip seni buğz ederse, beni sevmiyor ve yalancıdır. Zira sen bendensin ve ben de sendenim, senin etin etim, kanın kanım, ruhun ruhum, sırrıyetin sırriyetim ve senin adaletin benim adaletimdir. Sana itaat eden kişi ne saadetlidir ve sana karşı asi olan kişi ise ne bedbahttır. Seni Veliyyül emr kabul eden kazanır ve sana karşı çıkıp düşmanlık eden ise kaybeder. Sana iltizam eden kişi muradına erecektir ve seni terk eden kişi ise helak olacaktır. Senin ve senden gelecek evlatlarından olan imamların misali Nuh (as)’un gemisi gibidir. Her kim gemiye bindiyse kurtuldu ve her kim muhalefet ettiyse helak oldu. Sizin misaliniz de yıldızlar gibidir, bir yıldız kaybolduğunda Kıyamete kadar onun yerine başka bir yıldız (imam) doğacaktır.”[34]


35- Büreyde'den naklen: Resulullah (saa) Hayber ehlinin kalelerine indiğinde bayrağı önce Ebu Bekir'e verdi, fethetmeden geri döndü. Sonra Ömer aldı, Ömer de askerleriyle beraber Hayber'e hücum etti. Fakat sonunda askerleriyle beraber geri kaçtı. Askerler Resulullah (saa)'ın huzurunda Ömer'i ayıpladılar. Ömer de onları ayıpladı. Bunun üzerine Resulullah (saa) şöyle buyurdu:

"Yarın sancağı öyle birisine vereceğim ki, Allah ve Resulü’nü sever, Allah ve Resulü de onu severler. Allah kaleyi onun eliyle fethedecektir"[35]
Ertesi gün sancağı Hz.Ali'ye verdi ve ve Hz. Ali de Hayber Kalesi’ni fethetti.



36- Resulullah sallallah'u aleyhi ve âlihi ve sellem Ansar halkına şöyle buyurdu:

"Ey Ansar halkı, ona tutunduğunuz müddetçe benden sonra asla sapmayacağınız bir şeyi sizlere tavsiye edeyim mi? " Dediler ki: "Evet ey Resulullah" Bunun üzerine Resulullah (saa) onlara hitaben şöyle buyurdu:
"Bu, Ali'dir, beni sevdiğiniz gibi onu seviniz ve bana ikramda bulunduğunuz gibi ona ikramda bulununuz. Size söylediklerimi Cebrail vasıtasıyla Allah bana emretti."[36]


37- Ashabın büyüklerinden Selman-ı Farisi'ye Hz.Ali ve Hz. Fatıma'yı sordular, kendisi dedi ki: Resulullah sallallah'u aleyhi ve âlihi ve sellem in şöyle buyurduğunu kendim duydum:

"Sizlere Ali bin Ebi Talib'i tavsiye ederim, kendisi sizin mevlanızdır ki onu seviniz, sizin büyüğünüzdür ki ona tabi olunuz, sizin bilgininizdir ki ona ikramda bulununuz, kendisi sizleri cennete götürendir ki ona saygılı olunuz, Ali, sizleri davet ederse icabet ediniz, sizlere emir verirse ona uyun, beni sevdiğiniz gibi onu seviniz, bana ikramda bulunduğunuz gibi ona ikramda bulununuz. Ben sizlere Ali hakkında ancak Allah’ın bana emretmiş olduğunu söyledim."[37]


38- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

"Kıyamet Günü’nde Ali bin Ebi Talib, Cennet’in yüksekliklerinde olan Firdevs Dağı’nın üzerinde bulunacak, o dağın üstünde Alemlerin Rabbinin arşı ve altında kol kol akan Cennet’in içine akan nehirler vardır, kendisi nurdan bir kürsüye oturup elinde tesnim (içecek) olacak, onun ve Ehl-i Beyt’inin velayetini kabul etmeyenler, sıratın üstünden geçemeyecek. Ali o gün, sevenlerini Cennet’e, buğz edenlerini de Cehennem’e geçirecektir"[38]


39- Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

“Ey Ali, sen havuzumun ve sancağımın sahibi ve kalbimin sevgilisisin. Sen benim vasim, ilmimin varisi ve benden önceki peygamberlerin mirasının emanetçisisin. Sen Allah'ın yeryüzündeki güvendiği ve insanlar üzerinde onun hüccetisin. Sen imanın rüknü ve İslamın direğisin. Sen, zifri karanlığın meşalesi, hidayetin nuru ve dünya ehli için yükseltilmiş nişanesin. Ey Ali, her kim sana uyarsa kurtulur, her kim senden yüz çevirirse helak olur. Sen aşikar, belli olan yol ve dosdoğru olan sıratsın. Sen ak yüzlülerin önderi ve müminlerin sultanısın. Ben kimin mevlası isem sen de onun mevlasısın. Ben ise her erkek ve kadın müminlerin mevlasıyım. Seni ancak temiz doğumlu bir kişi sever ve ancak kötü doğumlu olan kişi düşman olur. Miraç’ta Allah beni katına aldığında bana şöyle bildirdi: Ey Muhammed, Ali'ye benden selam oku ve bildir ki, kendisi evliyamın imamı ve bana itaat edenlerin nurudur. Ona bu keramet kutlu olsun.”[39]



40- İbn-i Abbas, Mücahit, Ömer bin Hattab ve Said bin Cübeyr’den naklen, Peygamber efendimiz şöyle buyurdu:

"Şayet ağaçlar kalem olsa, deniz mürekkep olsa, cinler hesap edici, insanlar da katip olsalar, Ali bin Ebi Talib'in faziletlerini sayamazlardı."[40]

özlem

Mesaj Sayısı : 490
Kayıt tarihi : 17/02/09

Kullanıcı profilini gör

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz